Bu hafta sizlerle paylaşmak istediğim fakat kaynağını vermek istemediğim bir söz üzerine bir kaç kelam edeceğim.
“Her kim üzeindeki kötü bir alışkanlığı bırakırsa Allah (cc.) ona çiçek demetinden bir çiçek verir, verir, verir… Eğer o kişi o günahına geri dönerse Allah o insanı çarpar. Artık ayakta durabiliyorsa haline şükretsin.”
Niyetim tefsir yapmak değil elbette. Sadece sizin de bildiğiniz bir takım konuları yeniden gündemimize getirmek…İşte söze binaen ben de en büyük alışkanlığımız olan alışmaya alışmak hastalığından bahsetmek istiyorum. Evet alışmaya alışmak hem de kötü olana özellikle… düşünün bir sigaraya ya da içkiye alışırken zorlanan birini gördünüz mü ve “ya şu sigaraya da bir türlü alışamadım” diyeni…
Bu gün yeni çıkan kaynağı ve amacı ne olursa olsun modadır diye hemen atılıp kullanmaya, kendimizi birtakım yiyecek ya da giyecek furyasına mahkum etimyor muyuz?Dedelerimiz maddi ve manevi imkanlarını o zamanda elzem olan ihtiyaç ne ise vakfetmeyi, örneğin hanım teyzelerimiz kollarındaki son bileziğe kadar imam-hatip liselerinin açılması için infak etmeyi kendilerine bir borç addetmişlerdir –ki zaten öyledir- ve bazen bıcak kemiğe dayanmış ve hatta bazen kemiği bile kesip parçalamıştır. Aslında biz de gayretli sayılırız cebimizdeki son parayı bize zaruret ya da ihtiyaç olarak dayatılan kapitalist düzenin buhar kazanını çalıştıran ürünlere bıçak kemiği kesinceye kadar harcama hususunda… İşte buhar kazanına odun atmaktan bizler artık asla ihtiyacı olan birine dönüp bakamayız bile ve komşumuz bırakın aç olmayı yatağında ölürken bizler kulaklarımızı tıkayarak buhar kazanının sahiplerini mutlu etmeye çalışıyoruz. Ve bir gün gelecek buhar kazanında bizler de yanıp çarkların dönmesi katkıda bulunacağız. İşte o zaman yüz çevirdiğimiz dostlarımız geleneklerimiz terkettiğimiz yakınlarımız bizlere yardım etmeyecekler. Neden mi? Az önce yataklarında öldüler ya, tabi kulaklarımız tıkalı olduğundan duyamadık. Ya da yakınlarımız fakir kalmasına ölmesine zülüm görmesine çok alıştık ve bize normal geliyor artık bizden başkalarının zarara girmesi.
Merak ediyorum okulumda gördüğüm insanların hayat felsefelerini… Acaba okula her gün farklı bir elbise ile gelme zorunluluğunu onlara kimler datıyor. Evet gerçekten daha ikinci defa giyilmeyen elbiseleri var belkide… ya da ben balık hafızalıyım. devamı

