Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki ay gibi bir süre kala ülke siyasetindeki hareketlilik de iyice artmaya başladı. Neredeyse siyasetle ilgilenen her bireyin bu konuyla alakalı bir senaryosu mevcut… İçeride ve dışarıda yaşanan hararetli ortam da ülkenin geleceğini önemli ölçüde etkiliyor. Hükümet kendisine zorla diretilen senaryolarla uğraşma haricinde kendi planlarını da hazırlayıp bunu kabul ettirmenin usullerini arıyor.Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden birkaç ay sonra yapılacak genel seçimler ise tartışmaların bir diğer boyutunu teşkil ediyor. AKP hükümeti verilen son demeçler ile bu seçimi eylül ayında yapmayı kararlaştırdığını açıkladı. Bu kararın altında ne gibi nedenlerin olduğu ise şimdilik sır… Fakat bu konuda da muhtelif fikirler ileri sürenler yok değil…Tayyib Erdoğan muhalif kesim-den ve bazı seçmen kanadından cumhurbaşkanlığı için onay alamıyor. Lakin burada iki durum söz konusu: birincisi muhalefet kanadı Erdoğan’ı başörtülü eşi ve aralarındaki husumet vesilesiyle istemezken; diğer mezkûr kesim ise Erdoğan’dan başbakan olarak daha aktif yararlanacaklarını düşündüklerinden onay vermiyorlar. Böyle bir atmosfer içinde de Erdoğan’ın işi oldukça güçleşiyor. Diğer taraftan meclis başkanlığı seçiminde Erdoğan’a rağmen adaylığını koyup kazanan Bülent Arınç da Erdoğan aday olmazsa bu seçimde aday olmak istediğinin sinyallerini vermeye başladı. Meclis başkanlığı sıfatı ile her platformu kendisi için biçilmiş bir kaftan olarak gören Arınç, demeçleri ile bu koltuğa da hevesli olduğunu gösteriyor… Özellikle sert çıkışlarıyla ve dirayetli tutumuyla şimşekleri üzerine çeken Arınç, bazı çevrelerin “Bu makam için en uygun adam!” sıfatına mazhar oluyor. Bir anket sonucu da Arınç’ın bu koltuğa Erdoğan aday olmazsa hiç de uzak olmadığını gösteriyor. Ankette Sizce kim Cumhurbaşkanı olmalı?” sorusuna, yüzde 15.8 Erdoğan, yüzde 9.5 Arınç, yüzde 4.5 Ahmet Necdet Sezer, yüzde 3.2 Gül yanıtı var. Tabiî ki bu durumdan rahatsız olduğu iddia edilen Erdoğan ile Arınç’ın arasındaki iplerin gerildiği medyada dile getiriliyor. Erdoğan’ın bu konuda da kendine yakın kurmaylarıyla bir araya gelip çözüm yolu aradığı bu hafta gündeme düştü. “Erdoğan, Nisan başında erken seçim kararı alacak. YSK toplanacak ve seçim Temmuz’da yapılacak. Aday listeleri belli olmamış bir ortamda Cumhurbaşkanlığı seçim-leri yapılacak. Kargaşa ortamında Arınç’ın çıkarabileceği itirazı kes-menin ve adaylık derdine düşen milletvekillerini kendi yanına çek-menin planlarını yapıyor. Peki, Erdoğan’ın Köşk’e aday olması halinde durum nasıl olacak. Onun da cevabı şöyle: “Bu kez de erken seçimle, Cumhurbaşkanlığı nede-niyle başlayan gerginliğin uzama sıyla yaşanacak her hangi bir ekonomik kriz veya belediyelerde patlayabilecek bir yolsuzluk olayının oyları düşürmesi engellenmiş olacak.” Arınç ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gerginliğinin bertaraf edilmesinin yanında bir hesap daha var. O da şöyle açıklanıyor: “Bu dönemde liberal demokrat tuzu kuru kesimlerin hepsi tatilde olacak. Kimi Bodrum’da, kimi Antalya’da… Hiç biri de oy kullanamayacak. Bu durumda merkez partileri açıkça nal toplayacak.“ Senaryolar birbirini kovalıyor. Her ne kadar Erdoğan açık vermese de bazı gerçekler aleni olarak ortada duruyor. Erdoğan bu dönemde cumhurbaşkanı olmazsa iki seçim dönemi beklemek zorunda kalacak bu koltuğa oturma fırsatını tekrar yakalamak için… Fakat iki dönem sonra AKP’nin akıbeti ne olur bunu tahmin etmek oldukça güç… Erdoğan bu riski göze alır mı? Bu akılları meşgul eden ilk soru… Kendisi bu mevki için aday olmazsa kim cumhurbaşkanı namzedi olur? Bu da bir diğer soru ve sorun…Tüm bu senaryolar ışığında çok zorlu ve sıcak gelişmelerin yaşanacağı iki aylık bir iç siyaset dönemi bizleri bekliyor…

